Ezgi's profile>----[_D@RK _M€LODY_]---...PhotosBlogListsMore Tools Help

>----[_D@RK _M€LODY_]---->

Nokta. Bittim. Hikayem Buraya Kadardı.
εıз .Kanadı Kırık Minik Kelebek. εıз
"Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kâğıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz."
June 03

03 Haziran 1963

MEMLEKETİMİ SEVİYORUM

Memleketimi seviyorum :
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.
Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı
memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.

Memleketim :
Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,
kurşun kubbeler ve fabrika bacaları
benim o kendi kendinden bile gizleyerek
sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

Memleketim.
Memleketim ne kadar geniş :
dolaşmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana.
Edirne, İzmir, Ulukışla, Maraş, Trabzon, Erzurum.
Erzurum yaylasını yalnız türkülerinden tanıyorum
ve güneye
pamuk işleyenlere gitmek için
Toroslardan bir kerre olsun geçemedim diye
                                                   utanıyorum.

Memleketim :
develer, tren, Ford arabaları ve hasta eşekler,
kavak
       söğüt
              ve kırmızı toprak.

Memleketim.
Çam ormanlarını, en tatlı suları ve dağ başı göllerini seven
                                                               alabalık
              ve onun yarım kiloluğu
                          pulsuz, gümüş derisinde kızıltılarla
                                           Bolu'nun Abant gölünde yüzer.

Memleketim :
Ankara ovasında keçiler :
kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması.
Yağlı, ağır fındığı Giresun'un.
Al yanaklı mis gibi kokan Amasya elması,
zeytin
        incir
             kavun
ve renk renk
                 salkım salkım üzümler
ve sonra karasaban
ve sonra kara sığır
ve sonra : ileri, güzel, iyi
                             her şeyi
            hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır
çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım
                                yarı aç, yarı tok
                                                 yarı esir...


****Nazım Hikmet'ten bir şiir, ölüm yıl dönümü şerefine... http://www.nazimhikmetran.com/
 
May 11

Yay! Hareketi [sansüreSansür]

 

"Yay! Hareketi, adı üstünde, yaymaktan geliyor. Sanal ortamda, gerçek hayatta, elimizden geldiğince tepkimizi yaymak anlamını içeriyor.

Bu doğrultuda, elimizde çeşitli malzemelerimiz ve yönetmen arkadaşımız İlkay Kopan’ın çektiği videolarımız var.

11 Mayıs itibariyle, videolarımızı, manifestomuzla beraber bloglarımızda yayınlayarak, ortak bir mesaj vermeyi hedefliyoruz. Aynı gün, aynı mesajla ortaya atılarak kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyoruz."

http://www.sansuresansur.org/yay-hareketi
May 10

Here Comes The Rain Again...

 

Here comes the rain again
Falling on my head like a memory
Falling on my head like a new emotion

I want to walk in the open wind
I want to talk like lovers do
I want to dive into your ocean
Is it raining with you?

Talk to me ? like lovers do
Walk with me ? like lovers do
Talk to me ? like lovers do

Here comes the rain again
Raining in my head like a tragedy
Tearing me apart like a new emotion

I want to breathe in the open wind
I want to kiss like lovers do
I want to dive into your ocean
Is it raining with you?

Talk to me ? like lovers do
Walk with me ? like lovers do
Talk to me ? like lovers do

So talk to me ? like lovers do
Walk with me ? like lovers do
Talk to me ? like lovers do

Here comes the rain again
Here comes again now...

April 05

Şems'in Gidişi

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun,etme..
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun, etme..

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun, etme..

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme..

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun, etme..

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme..

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme..

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme..

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun ,etme..

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun ,etme..

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme..

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun, etme ..

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme..

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme. .

Mevlana Celaleddin Rumi
March 12

Mahvolmuş Şafak Vakti

Aslında seni öldüren insana aşıksan, sana pek seçenek kalmaz.
Nasıl kaçabilirsin, nasıl savaşabilirsin bunu yapmanın aşkını inciteceğini bile bile..?
Eğer sevgin ona verebilceğin tek şeyse, sevgini ondan nasıl esirgersin ki? 
ve eğer o gerçekten aşık olduğun kişiyse..


-Breaking Dawn-
March 06

Aysız Gecem

"Senden önce, hayatım aysız bir gece gibiydi. Çok karanlıktı ama yıldızlar vardı;
yaşamak için küçük nedenler yani.Sonra sen bir meteor gibi gökyüzüme girdin.
Aniden her şey ateş aldı; parlaklık ve güzellik vardı her yerde.
Sen gittiğinde, meteor ufukta kayboldu ve her şey kapkaranlık oldu.
Aslında bir şey değişmedi ama gözlerim ışıktan dolayı körleşmişti ve
yıldızlarda kayboldu bu kez; artık hiç bir şey için nedenim yoktu."

-Yeniay-
February 26

YaLın Bir Yer

...Sonra, bir an için O'nu ve kendimi başka bir dünyadan
gelmiş gibi görünen kıyafetlerle verandada otururken hayal ettim.
Bu; öyle bir dünyaydı ki, parmağımda yüzük olması kimseyi şaşırtmayacaktı.
Daha yalın bir yer; sevginin daha basit yollarla ifade edildiği bir yer.
Bir artı birin iki ettiği bir yer.. Sadece O ve ben..

-Tutulma-
February 15

REGL

REGL
Ece Temelkuran- Kıyıdan
(22.10.2008)

Bu gazeteler, bu televizyonlar, bu dünya, bu sözler, bu kürsüler hep erkeklerin. Oysa başlangıçta böyle değildi. Bir zamanlar bir yerlerde kadın savaşçılar vardı. Kadın büyücüler, hükümdarlar ve atlarına binip giden kadınlar vardı. İyi ve kötü kalpliydiler, çirkin ve güzel. Sert bakışlı olanları vardı, şefkatle tutanları. Alçak olanları vardı yücelere ağanları.
Ama kadınlar vardılar çok ama çok önceleri ve onlar neyi nasıl yapacaklarını erkeklere sormazlardı. Neye tapacaklarını, ne giyeceklerini, kiminle sevişip nasıl yaşlanacaklarını kendileri bilirdi.
Ellerinde onları hep oldukları gibi gösteren aynaları vardı. Kadınlığın başlangıcından olgunluğuna, olmuşluktan yanmışlığına her şeyi olduğu gibi anlatan kadınlık bilgileri vardı. Bir kız çocuğu doğduğunda bu bilgiye doğar ve ölümüne kadar bu bilgi sayesinde düşe kalka ama hiç şaşkına dönmeden yaşardı.
Âşık olunca ne yapılır, memelerin çıkmaya başlayınca yeni gelen bu gövde nasıl karşılanır, bacaklarının arasında kan sızdığında bu neyin habercisidir ve erkekler hayatın neresinde durmalıdır. 

Talan edilmiş kadınlar
Gövdemizle aramıza erkeklerin uydurduğu tanrılar; ruhumuzla aramıza o tanrıların uydurduğu erkekler girmemişti henüz. Tamdık. Korkularımız bizden daha küçüktü. Eksik olmadığımızı, kendi derimiz içinde kendi evrenimiz olduğunu biliyorduk.
Sonra onlar geldiler. Çok zaman önceydi, korkuyla büzüşmüş erkeklikleriyle, sevgisizlikle ekşimiş kadınlıklarıyla dünyamızı talana geldiler. Bizi ne zaman görseler korkuları geliyordu akıllarına. ‘Kapanın!’ dediler.
Kapatmak yetmedi, ‘Susun!’ dediler. Susmamız yetmedi, ‘Gözümüzün içine bakmayın’ dediler. Biz insan değil, onların korkularıydık bu yüzden yetmediler ne yapsalar. İşte o zaman son emri verdiler. Uydurdukları tanrılara tekrar ettirdiler:
‘Utanın!’ dediler. 

İkiye böldüler bizi
Ve biz o gün erkek-tanrıların emriyle utandık. Oluşumuzdan utandık. Erkek olmayışımızdan utandık. Sonra o kadar utandık ki kadınlar bile birbiriyle konuşmaz oldu. Böldüler bizi ve bizim gücümüzden ancak böyle kurtulabileceklerini anladılar:
Utançla bölerek memelerimizden ikiye kalbimizi. Tam ortasına o eksiklik zannını koyarak.
Sonra zaman geçti. Kadınlar o ‘Utan!’ emrini hiç unutmadı. Kıtalar bölündü ve seller karaları değiştirdi ama Kybele’nin içini sıkan tanrılar değişmedi.
Paris sokaklarında barikatlar kuruldu ve Latin Amerika’da dağlardan insanlar aktı şehirlere ama Amazon’un kestiği memesine bakıp alay eden yılışık adamın cahilliği değişmedi.
Çiçek çocuklar dans etti ve aya adamlar gittiler ama Avalon’un büyücülerini kilitlendikleri yerden çıkarmaya kimse cesaret edemedi. Yörük kadınlarının yürüyüp giden, efelenen, erkeği çamurdan yaratan ellerini kimse çivilendikleri yerden çıkarmadı. Ve bizler bunları unuta unuta sustuk.

Regl olan kız kardeşim
Ankara’da bir aile, kızının kadınlığa geçişini, bu dertli baharın başlangıcını, kadınlığın nisan ayını kutladı. Bu kutlama, kadınlığın yası tutulmamış binlerce yıllık katlinin kurbanlarına mezarlarında bir nefes aldırdı. Ben bir nefes aldım. Siz de bir nefes alın. Aramıza bir küçük kadın daha katıldı.
Benim küçük kız kardeşim, kanaya kanaya kadın olunuyor görüyorsun. Ama sakın unutma, o kan temizdir. Çünkü ölümün değil, hayatın başlangıcının işaretidir. Sen hayatsın artık, sen hayat verebilirsin; kan bunun işaretidir.
O kanın kıymetini bil, sakın utanmaya kalkma çünkü o kan tanrılardan bile daha eskidir.
O herkesin sakladığı, utandığı, hakkında fısıldaştığı kan, sadece bizi eksik bırakan tanrıları uyduran adamları yarattığı için günahkârdır. Şimdi kendinle gurur duy.
Eğer ağrı çekiyorsan bil ki dünya senden çıkacak, insanlar senden doğacak. Eğer istersen, eğer bu dünyaya lütfedersen! Bu ağrı, biraz o yüzdendir. Kanına sahip çık, binlerce yıllık koca anaların kanı yerde kalmasın!

February 03

Herkes Bilsin İstedim...

________________________________________________________________________________________________
January 07

Sorunsal xD

______________________________________________________________________________________________

yani böyle saatlerce amaçsız bir şekilde bilgisayarın karşısında oturabilirim.daha önce milyonlarca kere baktığım resimlere tekrar tekrar bakıp önceden fark edemediğim ayrıntıları yakalamaya çalışabilirim. ama elime ne geçer? hiç tabiki maksat zaman geçsin..he tabi şu da var zaman ben bu saçmalıkları yapmasam da geçiyor ama neyse işte önemli olan ben bir şeyleri beklediğimi fark etmeyeyim. yani iki saniye de bir telefona bakmayayım mesela..gerçi yine bakıyorum ama olsun en azından daha az baktığımı düşünüyorum.saçmalama sınırını da aştım :)

aslında bugün eve doğru yürüken aklımdan daha eleştirel bişeyler yazmak gelmişti.. amma ve lakin, şu an o tümcelerin hepsi uçup gitmiş durumda. ben de aslında konuşmam gerekenleri yazıyorum.Yazmak insanın kendi kendiyle konuşmasının meşrulaştırılmış hali. yoksa tutup bunları kendi kendime sesli söylesem milletten deli damgasını yerdim. hatta "şuanda deli gibi görünüyorsun zaten" diyenleri duyar gibiyim ama şimdi en azından sanatsal bir deliyim:P savunmam da hazır tabi. ama ne yapayım o kadar sıkılıyor ki içim hani bir şey yapmakta gelmiyor. ne ders ne film ne başka bir şey.. Bahane oluyor banada.. sanki bi hafta sora on tane sınava gircek olan ben değilim ya işte maksat bi bahane olsun bu melankolik hatun yine üzülcek bir şeyler bulsun kendisine.. o yani..


şarkı listesine attığım tek şarkıyı binlerce kez tekrar tekrar dinlemekten bile bıkmıyorum. coldplay'dan Fix you parçası.. tamam eywallah şarkı çok baba bir şarkı ama ne bileyim sıkılmayışım garip geliyor.oysa ben ki iki saniye aynı yerde oturamayan biriyim. bunları yazarken bile duramıyorum, kalkıyorum, telefona bakıyorum, ofluyorum, ışığı açıp kapatıyorum, saçımı bozup tekrar bağlıyorum falan. harbiden ben delirdim mi ne? valla kendimi anlamakta her zaman zorlandım ama bu aralar rekor kırabilirim. hee aşk falan mı diyeceksiniz bilmem ki aşk ölmüş olabilir çoktan emin değilim. ama ona benzer bir şeyler olmalı yoksa kalbim böyle sızlamazdı.çok duygusal bir fiil kullandım "sızlamak". ama şuan hiç duygusal değilim hatta o kadar çok "ama" ile başlayan cümleler kullanmaya başladım ki tiksindim bir an kendimden. olur arada böyle. kalbim demişmtim gerçekten sızlıyorama yani böyle süslü bir anlatım falan olsun diye değil. gülsemde, saçmalasamda, ağlasamda hep orda öyle bir sızı.alışmak lazım, belli bir yaştan sonra karşı cins insanda böyle bir yan etki bırakabiliyor, kaçınılmaz..

öyle çok beylik cümlelerde kuramıyorum ben ya bugün bunu fark ettim. iki tane kız arkadaşımla buluştum. yani gerçekten kız gibiydiler. şimdi acayip bir cümle oldu. ama durum şu bazı kızlar daha kız gibi. benim gibi değiller mesela. bir erkeğe ne söylenirse onu etkileyeceğini, hangi anda hangi doğru sözcüğün hayat kurtaracağını biliyorlar.naz yapabiliyorlar en önemlisi ben hiç beceremedim bugüne kadar :P benimse bunları yapamadığımdan ilişkilerim hep erkekler arası ağız dalaşına benzedi. ben anlatıyorum kavgalarımı, kız arkadaşlarım ayılıp bayılıyor. "aaa delirdinmi sen o durumda öyle mi konuşulur, ısrar edicektin" ee hani çok ısrar erkekleri bunaltırdı aynı tavsiyeler sizden gelmişti yine. ama yok bu sefer durum farklı. bilgiççe kafa sallayıp her bir ağızdan "Bazen ısrarcı olmak lazım, evet.." diyorlar. bakakalıyorum. hani bir de kadınları anlamak ve mutlu etmek zordu. bana valla iki tatlı söz, canım cicim,kıvama gelirim hemen. ya da ben mi hep çok değişik erkeklerle karşılaşıyorum. bir tane normal şartlarda bir erkek çıkmaz mı.. illa entel, dantel, acayip birileri.. olmaz ki ama.. tamam biliyoruz hayat adil değilde, bu kadar da olmasın. ay yazdıklarım hayata isyan şeklinde bir şeylere dönüşmeye başladı. cümle sonlarında ki iki noktalar da artmaya başladıysa tamam yandık. yavaş yavaş bir felsefi haykırışa kayabilirim, dikkat!

heh şarkıyı değiştirdim sonunda. ne kadar dirensem de bir depresyon havasına doğru kayıyorum. Anathema hemde Natural Disaster. şarkıların üzerimde bu denli etkili olması tehlikeli aslında. neden her şarkıda kendimi bulmaya çalışıyorum ki. yakınlık mı hissetmeye çalışıyorum. aa bak benim gibiler de var. heh evet var ama orda bir yerde.umudumu kaybetmiyorum. bugüne kadar benim gibi bunlarda dediğim her insandan kaçtım. neden? bilemiyorum. onların arasındada dışlanmış gibi hissediyorum. acıyı,hüznü ve yalnızlığı maddeleştirip satmaya çalışıyorlar gibi sanki.emin değilim onların içinde olmak istediğime. kaçıyorum. uzaktan gülümsüyorum. "anathema dinler misin.. ne grup beni intiharın eşiğine getiriyor bazen.." yok ya ben duymadım hiç, dinlemem öyle şeyler. nedir yani ya, bu bir intihar mektubuna dönüşsün mü şimdi. ölmek istemiyorum ben ama yaşamak istediğimden de emin değilim. arada bir yerde bir seçenek daha olması lazım. yani ben öyle umud ediyorum. beş altı yıldır bu arayışın içindeyim ama işte henüz bir şey bulamadım ama pes etmiyorum. elbet bir gün.. ne kadar iyimser göründüm bir an. ama sadece göründüm. iyimserlik tehlikeli zaten, uzak durmak lazım..

bir de bu kadar uzun bir şeyi kim zahmet eder de okur, o da ayrı bir sorunsal xD

______________________________________________________________________________________________

______________________________________________________________________________________________

 

    Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
   Photobucket     
Photobucket

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru: cengizhan

arkadslar sayfamı gogleden takip edebilirsiniz 

yalandunyacengizhan
 
1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.
2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur.
3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebei, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir.
4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile.
5. Her gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor.
6. Birisi için dünyalara bedelsin.
7. Çok özel ve teksin.
8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.
9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar.
10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak.
11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut.
 
 
Eğer sevgi dolu bir arkadaşsan bunu herkese gönder, sana gönderen de dahil.

Eğer geri alırsan demek ki gerçekten seviliyorsun. .

Ve hep hatırla.... 

İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin.

'Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı,

öldükten sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.'

HER ZAMAN YANIMDA OLMASINI İSTEDİĞİM İNSANLARA

yalandunyacengizhan

gogleden ziyaretedebilirsiniz

saygılarımlacengizhan

Mar. 20
Feb. 22
muratttt xyzwrote:
http://muratcaaa.blogcu.com mümkün olduğu kadar yazıları aldığım adresi yazmaya çalışırım.unutmuşum. kusura bakmayın.iyi günler...
Jan. 15
makkisrap .wrote:
s.a  ya yeni space saçtım herkesi dawet ediyorum gelip güzel bir yorum yazarsanız beni mutlu edersiniz ii günler dileirm..  www.makkisrap60.spaces.live.com  fatih
Jan. 8
No namewrote:
Hayde halk gidelim bu şehirden...
Gün doğarken yada güneş batarken...
Belki kuşlar geçer üstümüzden,
Kanatlanır senin ellerinden...
 
Sensiz, dostsuz, siyahsız, grisiz bir hayat...
Jan. 7
mives ketepwrote:
merhaba sayfan çok güzel olmuş çok başarılı benim sayfamada beklerim:)
Oct. 4
Afyonlu ___wrote:
Gerçekten Spacen Çok hoş...BirDe bu arkadaki Kelebek Desenlerini Nasıl Arka pLANA yaptın...Paylaşırsan sevinirim Ben tapamadım BitürLü...
Sept. 15
Ezgiwrote:
Buldm canm zaten spaceste yorum gelmiş die çıkıor zor olmadı :)
Sept. 14
Canfer Aydinwrote:
BİR YERE YORUM YAZDIM :=)
 bakalım bulabilecekmisin ?
 
 o(º¿ª)o
Sept. 14
MRZA TSAOwrote:
eh! Thank you very much! You can have the honour came to my Spa. We hope that the future can have more contact and to create friendship! Thank you very grateful!
May 13
hgjgh t hggjwrote:
Merhaba, sayfan çok güzel ve hoş herşey çok mükemmel.
May 1
Ezgiwrote:
"Benim Sevgim Zaman Ve Uzaklıkla Sınırlı Değildir. Zamanı Kaldırınca Aynı  Andayız, Uzaklığı Kaldırınca Aynı Yerdeyiz. O Zaman Her An Ve Her Yerde Seninle Birlikteyiz…"

Keşke.. Böyle olunabilseydi..
Apr. 10
MeTaLgEaR .wrote:
selamlar yeniden uzun zmandır gelmemiştim bakıyomda yeni yazılar eklemissin hepsi birbirinden güzel saglıcakla kal
Apr. 10
uğur esenwrote:
sayfan guzel olmuş tebrıkler bende senı benım sayfama beklerım
Apr. 5
BuLuTwrote:
slm spacesin güzel olmuş ....
Feb. 12
kadirwrote:
GAFİL GEZME ŞAŞKIN

Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Yalan dünya senin olsa ne fayda
Akibet alırlar tatlı canın
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda

Söylersin de söz içinde şaşmazsın
Helâli haramı yersin seçmezsin
Nasibin kesilir de sular içmezsin
Akar çaylar senin olsa ne fayda

Söylersin de el içinde sözün var
Yeler çalışırsın oğlun kızın var
Bu dünyada üç beş arşın bezin var
Bedestenler senin olsa ne fayda

Bir gün alır götürürler evinden
Hakk'ın kelâmını koyma dilinden
Kurtulaman Ezrail'in elinden
Dünya dolu malın olsa ne fayda

Pir Sultan Abdal'ım çıktık oturduk
Kaza lokmasını burda yetirdik
Dünya bizim diye çektik getirdik
Yalan dünya bizim olsa ne fayda                                                                           
                                                                                                                                    ....     &..kadir..&    
Feb. 10
cihanwrote:

Aradığım limanı terk etmişim bu sefer,

Ufku açık,denizi hırçın bir liman.

Uzak kaldım,yıllarca…

Gerçek olandan,yaşanmışlıklardan…

Artık yalnızım her adımda,her nefeste,

Bilki ,tek şeyi,sakın unuttum sanma …

Gözlerini aradım her gülümseyişte…

Sesini duymak istedim uyandığımda…

Sessiz çığlığına kavuşan tenimi…

Beni bana bağışlayansın sen…

Beni bana getiren…

Sana yaşattığıma,kahroluyorum şimdi…

Ama bu da güzel bee…

Sensizliğinde seninle sarhoş olmaya çalışmak…

Dedin ya,neye yarar sevgin yollara yeniliyorsa,

Aşamıyorsa aşkın bu zorluğu…

Ona ağlarım her seherde…

Sen yoksundur ya artık…

Uyandığımda elimin altı boştur ya…

Gördüğümde,konuşmadan mutlu olabileceğim ,

Laflarına kırılmadığım biri yoktur ya artık…

İşte onadır gidişim,

Onadır feryadı isyanım…

                                                   

Feb. 9
cihanwrote:
saçların bayagı hoş olmuş...kızıl olannnnn...
Feb. 8
maviwrote:
sayfam hakkındaki yorumum için teşekkür ederim. senin sayfan da gerçekten çok güzel , ama yazılar daha kısa olsa sonuna kadar okuyabilirdim :) yüreğine sağlık...
Jan. 18
HIZLI YARASAwrote:
ezgi gayet güzel olmuşş spaces seni tebrik ediyorum başarılarının devamını diiliyorumm
 
Jan. 15

Weather

Loading...
Photo 1 of 31

Ezgi ARSLAN

Occupation
Location
Interests
Hayatta bir takım hedeflere saplanmak, kendini zincire vurmaktır. Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını ve hiç birşeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir. Ve bundan sonra insana sadace 'umutsuzluk' kaldığına inanmak bir kere daha yanılmaktır. Çünkü umutsuzluk da bir yanılsamadır.

ŞarKI Listem(özeL)

 
Get a playlist! Standalone player Get Ringtones